Dost dediğinin sahteliğini öğrenmek.. Aslında eğer sahteyse, hep bi şüpheniz vardır, hep bi "ya şöyleyse?" diye sorarken kendinize, onun bir sözüyle avutursunuz kendinizi, ortalık yeniden karışmaya başlayınca yeni sözler söylenir ve yine yatıştırılırsınız sizde..
Ve başkalarının uyanışları olur bu konuda, size değer veren kişiler yardım etmek için açıklamaya uğraşır bu gerçekliği, ama duymak istediğiniz bu değildir ve siz sağır taklidinizle mutlusunuzdur, en azından mutluluğun da taklidini yapabilmeye uğraşırsınız.. fakat gün geçtikçe zorlaşır bu taklitler..
Bi gün gerçeklerin farkına varıldığında ise size zarar verdiğini göz önünde bulundurarak mesafe koymayı istersiniz, o ise size şimdiye kadar hiç değer vermediğini bariz bi şekilde kanıtlamak için anında siler sizi her yerden, aklından kalbinden.. -tabi kalbine hiç girebilmişmisinizdir sevgi besliyebicek şekilde, orası da muamma..- ve kendi hatalarını sizin sırtınıza yükleyip içindeki öfkeyi ve nefreti kat kat arttırır size karşı.. o kadar nefret doludur ki sizi geri kazanmak gibi bi düşünce yoktur aklında.. tek düşündüğü sizin ondan vazgeçtiğinizdir ve artık geri dönüşü olamayacağıdır (hah herşeyin bi geri dönüşü vardır..) o öyle ister, çünkü siz zaten onun için bir nesne gibiydiniz, yeri geldiğinde sizi ağlatan, yeri geldiğinde onunla birlikte ağlamanızı bekleyen, onun aldığı riskleri sizinde almanızı sağlayan bi nesne.. sizi mutsuz etmeyi amaçlayarak kendi mutluluğunu garanti ederdi..
şimdi yıllarca size biz dostuz diye ezberletiklerini kaybettiğinizi düşündükçe hala içiniz acıyordur elbet.. ama bunları bilmek biraz olsun rahatlatır insanı...
21 Şubat 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder